Sizi bilmem ama ben annelik bilgeliği ile doğmadım. Yani kucağıma bebeğimizi verdiklerinde, onun dilinden anlama programı da otomatik olarak iniyor olmayacak zihnime.İletişim denen şey aynı dili konuştuğumuz yetişkinlerle bile zor iken, yeni doğmuş, dünyaya henüz uyumlanmamış bir bebekle ne denli karmaşık ve zor olur, hayal edebiliyorum. Ve korkuyorum...
İşte bu yüzden, araştırmacı ruhlu, öğrenme meraklısı bir çift olarak “Merhaba Bebek” adlı eğitim programına katıldık. Istanbul Parenting Class’ın düzenlediği bu programı Uzman Psikolog Sinem Olcay veriyor. Sinem, Aile ve Çocuk gelişimi konusunda gerçekten çok donanımlı ve sağolsun saçma sorularımıza bile büyük hevesle cevaplar verdi, bizi bilgilendirdi. 4 derslik bu kursta “Bebeklik döneminde iyi ebeveyn olma” konusunda kendimizi geliştirdik. En azından şu anda bebeğimiz doğduğunda onun verdiği işaretlerle ne demek istediğini anlayacağız. Ve en önemlisi ona uyku eğitimi vererek zombi gibi dolaşan mutsuz anne babalardan olmamayı hedefliyoruz. Sinem’in anlattığı uyku eğitimi yöntemini uyguladık mı, ver elini normal insan hayatıJ Normal insan hayatı diyorum çünkü bebek sonrası uykusuz geceler sonrası kendilerini, hayatlarını kaybetmiş, bebeğin esaretine girmiş çokça örnek biliyorum. En büyük korkumuz onlardan olmaktı!! Neyse ki Sinem bizim korkularımızı paketleyip, bir kenara koymamızı sağladı...
Bu arada Sinem'in çok faydalı bir de kitabı var: Merhaba Bebek. Kursa katılmak çok daha faydalı ama kitap da kurstaki bazı bilgileri pekiştiriyor. Tavsiye ederim...
Eğitim şart! Anne babaya da, bebeğe de... Tabii ipleri elde tutmak, maskara olmamak gerek. Ilker sürekli çocuk eğitiminin köpek eğitiminden farksız olduğunu söylüyor. Inanılmaz eğitimli Alman Çoban köpeğimiz Spike’ın eğitimini bizzat kendisi vermiş ve şu anda Spike resmen laftan anlıyor ve denilenleri harfiyen yapıyor. Burada önemli olan alfa yani lider oldugunu hissettirmek... İşte bu ana fikre istinaden, bebeğin eline bizim kumandamızı teslim etmemek gerekiyor... Tabii ki teoride kolay geliyor, bakalım pratikte ne derece başaracağız?
Eskiden doğumu düşününce karnıma kramplar girerdi, şimdi doğum sonrasını düşününce fenalaşıyorum. Şımarık bir bebek- çocuk istemiyorum. Hatta su anda ikimizin de hayattaki en buyuk fobisi bu! Etrafımızda ağlayarak her istediğini anne-babasına yaptırmaya alışmış ceşitli yaş gruplarını gördükçe, içim şişiyor şişiyor, hatta “hatamı yaptık çocuk yapmakla” boyutuna varıp, patlayıveriyor.
Kramp deyince, tek kramplarım psikolojik blokajlardan oluşmuyor malesef. Geceleri çığlık çığlığa beni uyandıran bacak kramplarım artık hayatımın sarsıcı depremlerinden oldu. İşin kötüsü geldiğini haber vermeden, sinsice geliyorlar ve sonrasında artçı sarsıntılarla devam ediyorlar. Doktorum magnezyum almamı tavsiye etti. Etti de vücuduma giren doping sayısı arttıkça artıyor. Multivitamin, Omega 3, demir hapları derken bir magnezyum eksikti!!! En iyisi mi ben biraz soda içeyim...
Sanırım bu haftalarda ruh halleri de inişli çıkışlı oluyor. Hatta biraz kayak pisti gibi. İndin mi, çıkmak için teleski gibi seni yukarılara taşıyacak kocaman desteğe ihtiyaç duyuyorsun. Tam bu aşamada eşinin ruh halinin de yokuş aşağı gitmemiş olmaması çok önemli. Ilker sağolsun arkamdan itekliyor sürekli. Tüm şımarıklığıma katlandığı yetmezmiş gibi, beni şımarttıkça şımartıyor. Mutfakta iyi olmasının nimetleri bu aşamada çok işe yarıyor çünkü hamile bir kadını güzel yemekler kadar memnun edecek başka şey yok! Son dönemlerde fırından çıkan mürdüm erikli turta kokuları ağlamaklı hallerimi birden yok ediyor. Yemin ederim yeniden doğmuş gibi oluyorum!
Elbette arada o da arıza yapıyor: “Amaaan, dunyadaki tek hamile sensin sanki, binyıllardır kadınlar doğuruyor, senin kadar şikayet etmemişlerdir hallerinden” deyiveriyor. O zamanlarda bir günlüğüne benim yerime geçebilmesini diliyorum! Bir günlüğüne bütün ağrıları, ağırlıkları, yan etkileri, ruhsal devinimleri yaşa; sonra da tosbağa gibi devril inşallah!!! Diyecekken, daha buyuk kuvvetler devreye giriyor... Başlıyor onun da beli ağrımayaJ Sanırım evde iki hamile olmamızda benim evrene gönderdiğim sinyallerin parmağı varJ
Ey Evren, duy sesimi, bize kolay bir doğum, sonrasında da iyi huylu bir bebek yetiştirme gücünü bahşet! Valla başka birşey istemiyorum. Haa bu arada kramplarımı alırsan, bel ağrılarıma çare olursan, geceleri uyumamı sağlarsan, riskli dönemleri atlatmama yardımcı olursan, bu akşam kocama tekrar erikli turta yapma isteği verirsen de şahane olur hani;-)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder